adjective

lofty

yüce, yüksek, kibirli

The building has lofty ceilings.

Binanın yüksek tavanları var.

She has lofty ideals.

Onun yüce idealleri var.

He spoke with a lofty disdain.

Kibirli bir küçümsemeyle konuştu.

((a/an)) lofty ((noun)) yüksek, yüce Yüce emelleri var.

Eş anlamlılar: high, tall, noble, arrogant; Zıt anlamlılar: low, humble

'loft' (çatı katı) isminden ve sıfat yapan '-y' ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'çatı katı gibi' veya 'yüksekte' demektir.

Yüksek bir yer olan 'loft'u düşünün. 'Lofty', fiziksel olarak yüksek (tavanlar) veya mecazi olarak yüksek (idealler, tavır) şeyleri tanımlayabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.