noun

logger

oduncu, tomrukçu, kaydedici, günlükçü

The logger cut down the tall pine tree.

Oduncu uzun çam ağacını kesti.

The software includes a data logger.

Yazılım bir veri kaydedici içeriyor.

a logger ((kişi)) oduncu The logger wore a hard hat for safety.

a logger ((cihaz)) kaydedici The system has a built-in error logger.

Eş anlamlılar: oduncu, tomrukçu

'log' (kütük) + '-er' (bir eylemi gerçekleştiren kişi veya şey için kullanılan bir ek) kelimelerinden türemiştir.

Ağaçları 'log' (kütük) haline getiren birini veya verileri 'log'layan (kaydeden) bir cihazı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.