verb

looked

baktı, göründü, aradı

She looked at the painting.

Tabloya baktı.

He looked tired after the long day.

Uzun günün ardından yorgun görünüyordu.

We looked for a good restaurant.

İyi bir restoran aradık.

((at sth./sb.)) (bir şeye/birine) bakmak Tabloya baktı.

((adjective)) (sıfat) görünmek Yorgun görünüyordu.

((for sth./sb.)) (bir şeyi/birini) aramak İyi bir restoran aradık.

Eş anlamlılar: see, watch, glance; Zıt anlamlılar: ignore

Eski İngilizce'de 'görmek, bakmak' anlamına gelen 'locian' kelimesinden gelir.

'look' kelimesindeki iki 'o' harfini bir şeye bakan bir çift göz olarak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.