verb

lose

kaybetmek, yenilmek, kilo vermek

I always lose my keys.

Anahtarlarımı hep kaybederim.

Our team might lose the game.

Takımımız maçı kaybedebilir.

He wants to lose some weight.

Biraz kilo vermek istiyor.

((sth.)) (bir şeyi) kaybetmek Don't lose your ticket.

((a game/match)) (bir oyunda/maçta) yenilmek We can't lose this game.

((weight/money)) (kilo/para) kaybetmek I need to lose five pounds.

Eş anlamlılar: misplace, fail; Zıt anlamlılar: find, win, gain

Eski İngilizce'de 'kaybolmak, yok olmak' anlamına gelen 'losian' kelimesinden gelir.

'loose' (gevşek) ile karıştırmayın. Bir şey gevşekse, onu 'lose' (kaybedebilirsiniz).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.