adjective

lost

kayıp, kaybolmuş

I think we are lost.

Sanırım kaybolduk.

He found his lost keys.

Kaybettiği anahtarlarını buldu.

She felt lost without him.

Onsuz kendini kaybolmuş hissetti.

((olmak)) lost kaybolmak We are lost in the city.

Eş anlamlılar: missing, gone; Zıt anlamlılar: found, discovered

Eski İngilizce'deki 'losian' (yok olmak, mahvolmak) kelimesinden gelir ve 'loss' (kayıp) ile ilgilidir.

'Lost' (kaybolmuş) olma hissini hatırlamak için üzgün yüzlü, kaybolmuş bir köpek yavrusu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.