noun

lot

çok, arsa, kura, kader

We have a lot of work to do.

Yapacak çok işimiz var.

They bought a lot to build a house.

Ev yapmak için bir arsa aldılar.

This parking lot is full.

Bu otopark dolu.

a lot of ((sayılamayan isim)) çok miktarda bir şey There is a lot of traffic.

a lot of ((çoğul isim)) çok sayıda şey She has a lot of friends.

bir ((otopark/boş)) arsa bir arazi alanı They parked in the empty lot.

Eş anlamlılar: (miktar) much, many, plenty; (arazi) plot, parcel

Proto-Cermence'de payları veya kaderi belirlemek için kullanılan bir nesne olan '*khlutom' kelimesinden gelir.

Her iki anlamı da hatırlamak için 'a lot of' (çok sayıda) arabanın olduğu bir 'parking lot' (otopark) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.