adjective

loud

yüksek sesli, gürültülü

The music is too loud.

Müzik çok yüksek.

He has a very loud voice.

Çok gür bir sesi var.

She wore a loud dress.

Gösterişli bir elbise giymişti.

((to be)) loud yüksek sesli olmak The music is too loud.

((a)) loud ((noun)) yüksek sesli bir (isim) He has a loud voice.

Eş anlamlılar: noisy, deafening; Zıt anlamlılar: quiet, silent

Eski İngilizce'de 'gürültülü, ses çıkaran' anlamına gelen 'hlud' kelimesinden gelir.

Büyük bir 'bulutun' (cloud) 'yüksek sesli' (loud) bir gök gürültüsü çıkardığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.