adjective

lousy

berbat, rezil, kötü

I had a lousy day at work.

İşte berbat bir gün geçirdim.

He's a lousy driver.

O berbat bir şoför.

I feel lousy, I think I'm getting sick.

Kendimi berbat hissediyorum, sanırım hasta oluyorum.

a lousy ((sth.)) berbat bir ((şey)) I had a lousy meal at that restaurant.

to feel lousy kendini berbat hissetmek I feel lousy today.

Eş anlamlılar: korkunç, berbat, kötü; Zıt anlamlılar: harika, mükemmel

'louse' (bit) + '-y' ekinden gelir. Aslında 'bitle dolu' anlamına geliyordu.

O kadar kötü ve nahoş bir durum hayal edin ki, sanki üzeriniz bitlerle kaplıymış gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.