verb

love

sevmek, aşık olmak

I love my family very much.

Ailemi çok seviyorum.

She loves to read books in her free time.

Boş zamanlarında kitap okumayı çok sever.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) sevmek I love you.

((-ing)) (bir şeyi) yapmayı çok sevmek She loves swimming.

Eş anlamlılar: adore (tapmak), cherish (değer vermek), like (hoşlanmak); Zıt anlamlılar: hate (nefret etmek), detest (tiksinmek)

Eski İngilizce'deki 'lufian' (sevmek) kelimesinden gelir ve 'lufu' (aşk, sevgi) ismiyle ilişkilidir.

Birini veya bir şeyi sevme eylemini ve hissini temsil eden kalp sembolünü (❤️) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.