loved
Çeviri
sevilen, aziz
Örnekler
She was a loved member of the team.
Takımın sevilen bir üyesiydi.
It is important for children to feel loved.
Çocukların sevildiklerini hissetmeleri önemlidir.
Dilbilgisi Kalıpları
a loved ((noun)) sevilen bir (isim) He is a loved friend.
to feel loved sevildiğini hissetmek The puppy seemed to feel loved.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: cherished (değer verilen), adored (tapılan), treasured (el üstünde tutulan); Zıt anlamlılar: hated (nefret edilen), unloved (sevilmeyen)
Etimoloji
'to love' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır. Sevginin alıcısı olma durumunu tanımlar.
Hafıza İpuçları
'-ed' ekini bir eylemin sonucu olarak düşünün. Biri sizi 'sever' ('loves') ise, 'sevilen' ('loved') olursunuz.