adjective

low

alçak, düşük, az, keyifsiz

The ceiling is very low.

Tavan çok alçak.

The price of gas is low.

Benzin fiyatı düşük.

He spoke in a low voice.

Alçak sesle konuştu.

I'm feeling low today.

Bugün keyifsizim.

alçak bir ((isim)) Tavan çok alçak.

keyifsiz hissetmek Bugün keyifsizim.

Eş anlamlılar: short, quiet, cheap, sad; Zıt anlamlılar: high, tall, loud, expensive, happy

Eski Norsça 'lagr' (alçak) kelimesinden gelir, 'lie' (yatmak) ve 'lay' (koymak) ile ilgilidir.

Limbo dansı yaparken çıtanın altından 'low' (alçak) bir şekilde geçmeniz gerektiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.