adjective

lucky

şanslı, talihli

You are a very lucky person.

Çok şanslı bir insansın.

I was lucky to find a ticket.

Bilet bulabildiğim için şanslıydım.

Seven is my lucky number.

Yedi benim şanslı sayım.

şanslı olmak Çok şanslı bir insansın.

((bir şeyi yapmakta)) şanslı olmak Bilet bulabildiğim için şanslıydım.

şanslı bir ((şey)) Yedi benim şanslı sayım.

Eş anlamlılar: fortunate, blessed; Zıt anlamlılar: unlucky, unfortunate

'luck' kelimesine sıfat yapan '-y' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

İyi şansı olan bir kişiyi veya şeyi tanımlar. 'lucky charm' şans getiren bir nesnedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.