luxury
Çeviri
lüks, sefahat, lüks eşya
Örnekler
They live in luxury.
Lüks içinde yaşıyorlar.
A car is a luxury I cannot afford.
Araba, benim karşılayamayacağım bir lüks.
We can't afford such luxuries.
Bu tür lüksleri karşılayamayız.
Dilbilgisi Kalıpları
((lüks içinde yaşamak)) büyük bir konfor ve savurganlık içinde yaşamak They live in luxury in a big house.
((bir lüks)) hoş ama gerekli olmayan pahalı bir eşya A private jet is a luxury.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: opulence (zenginlik), extravagance (savurganlık), indulgence (sefahat); Zıt anlamlılar: necessity (ihtiyaç), poverty (yoksulluk)
Etimoloji
Latince 'aşırılık, savurganlık' anlamına gelen 'luxus' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Lexus gibi bir 'lüks' araba markasını düşünün. Çoğul hali 'luxuries'dir.