verb

made

yapılmış, yapıldı

She made a beautiful cake.

Güzel bir pasta yaptı.

This watch was made in Switzerland.

Bu saat İsviçre'de yapıldı.

The news made him happy.

Haber onu mutlu etti.

((sb.)) made ((sth.)) bir şey yapmak/üretmek Ahşap bir sandalye yaptı.

((sth.)) was made in ((place)) bir yerde üretilmek Bu araba Japonya'da yapıldı.

((sth.)) made ((sb.)) ((adjective)) birini bir duyguya sokmak Film beni üzdü.

Eş anlamlılar: created, produced, built

Eski İngilizce 'macian' (yapmak, oluşturmak) kelimesinden gelen 'make' fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş zaman ortacıdır.

'Made' kelimesinin 'make' fiilinin geçmiş zaman hali olduğunu unutmayın. Şimdi akşam yemeği 'make' (yaparım); dün akşam yemeği 'made' (yaptım).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.