noun

making

yapım, üretim, yaratma

The making of this film took two years.

Bu filmin yapımı iki yıl sürdü.

He has the makings of a great leader.

Onda büyük bir lider olma potansiyeli var.

the making of ((sth.)) (...nın) yapımı The making of this car is complex.

have the makings of ((sb./sth.)) (... olma) potansiyeline sahip olmak She has the makings of a star.

Eş anlamlılar: yaratım, üretim, potansiyel

'Yaratma eylemini veya sürecini' belirten 'to make' (yapmak) fiili ve '-ing' ekinden türemiştir.

Bunu bir şeyi 'yapma' *sürecinin* isim hali olarak düşünün. 'The making of' yaygın bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.