noun

mandarin

mandalina, Mandarin Çincesi, üst düzey memur

I had a mandarin for a snack.

Atıştırmalık olarak bir mandalina yedim.

She is learning to speak Mandarin.

Mandarin Çincesi konuşmayı öğreniyor.

He is a powerful mandarin in the civil service.

Kamu hizmetinde güçlü bir üst düzey memurdur.

bir mandalina (meyve/memur) Atıştırmalık olarak bir mandalina yedim.

Mandarin Çincesi konuşmak (dil) Mandarin Çincesi konuşmayı öğreniyor.

Eş anlamlılar: (meyve) tangerine, orange; (memur) bureaucrat, official

Portekizce 'mandarim' kelimesinden, o da Malayca 'menteri' (bakan) kelimesinden, o da Sanskritçe 'mantrin' (danışman) kelimesinden gelir. Meyve, adını memurların cübbelerinin renginden almıştır.

Çinli bir memurun (mandarin) mandalina (mandarin) yerken Mandarin Çincesi (Mandarin) konuştuğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.