verb

mark

işaretlemek, not vermek, belirtmek, anmak

Please mark the correct answer.

Lütfen doğru cevabı işaretleyin.

The teacher is marking our exams.

Öğretmen sınavlarımızı okuyor.

This event marks our 10th anniversary.

Bu etkinlik 10. yıl dönümümüzü simgeliyor.

A tall tower marks the city center.

Yüksek bir kule şehir merkezini belirtir.

((sth.)) (bir şeyi) işaretlemek Lütfen doğru cevabı işaretleyin.

((sth.)) ((with sth.)) (bir şeyi) (bir şeyle) işaretlemek Haritayı bir iğneyle işaretledi.

Eş anlamlılar: indicate, label, note, grade

Eski İngilizce'de 'sınır çizmek' anlamına gelen 'mearcian' kelimesinden, bu da 'sınır, işaret, limit' anlamına gelen 'mearc'ten türemiştir.

Önemli bir şeyi 'işaretlemek' için bir 'marker' (işaretleyici kalem) kullandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.