noun

marker

işaretleyici, keçeli kalem, gösterge

Use a red marker to circle the answer.

Cevabı daire içine almak için kırmızı bir keçeli kalem kullanın.

The stone served as a marker for the trail.

Taş, patika için bir işaret görevi gördü.

This is a key marker of economic recovery.

Bu, ekonomik toparlanmanın önemli bir göstergesidir.

a marker ((for sth.)) ... için bir işaret The stone served as a marker for the trail.

a marker ((of sth.)) ...nın bir göstergesi This is a key marker of economic recovery.

Eş anlamlılar: pen, sign, indicator

'Mark' (işaretlemek) + '-er' (yapan şey eki), yani işaret yapan şey.

Bir 'mark-er', bir 'mark' (işaret) yapmak için kullanılan bir araçtır. Bu kadar basit!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.