marks
Çeviri
notlar, puanlar, işaretler, izler
Örnekler
He got good marks on his test.
Testinden iyi notlar aldı.
The cup left marks on the table.
Bardak masada iz bıraktı.
The runner is on his marks.
Koşucu başlangıç çizgisinde.
Dilbilgisi Kalıpları
((marks)) ((on sth.)) bir şeyin üzerindeki izler The cup left marks on the table.
((good/bad marks)) iyi/kötü notlar He got good marks on his test.
Benzer Kelimeler
Synonyms: grades, scores, signs, stains
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'sınır, işaret' anlamına gelen 'mearc' kelimesinden gelir. Asıl anlamı bir sınırı belirtmek için kullanılan bir işaretti.
Hafıza İpuçları
Bir öğretmenin size *notlar* (marks) vermek için bir sınavı *işaretlediğini* (marking) düşünün.