noun/verb

match

kibrit, maç, eş, uymak, eşleşmek

He lit the candle with a match.

Mumu bir kibritle yaktı.

Who won the soccer match?

Futbol maçını kim kazandı?

Your shoes match your bag.

Ayakkabıların çantanla uyumlu.

They are a good match.

Onlar iyi bir çift.

a box of matches bir kutu kibrit Bir kutu kibrit aldı.

a soccer match bir futbol maçı Futbol maçını izledik.

((sth.)) to match ((sth.)) (bir şeyin) (başka bir şeye) uyması Ayakkabıların çantanla uyumlu.

İsim: oyun, yarışma, çift; Fiil: uymak, denk gelmek

Eski İngilizce'de 'arkadaş, eş' anlamına gelen 'gemæcca' kelimesinden gelir. İki şeyin birbirine uyması fikri, 'yarışma' ve 'kibrit' anlamlarına yol açmıştır.

Bir tenis 'maçında' (match) iyi bir 'eş' (match). Kıyafetleriniz 'uymalı' (match). Bir 'kibrit' (match) ateş yakar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.