noun

matters

meseleler, konular, işler

We discussed business matters.

İş meselelerini tartıştık.

He handles all financial matters.

Tüm mali işleri o halleder.

To make matters worse, it started to rain.

Daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.

((sıfat)) matters ((sıfat)) meseleler We discussed business matters.

to make matters worse işleri daha da kötüleştirmek To make matters worse, it started to rain.

Eş anlamlılar: meseleler, konular, işler, sorunlar

'matter' kelimesinin çoğulu, Latince 'materia' (madde, mesele) kelimesinden gelir.

Bunu 'birden fazla mesele' olarak düşünün. Tartışacak çok konunuz veya çözecek çok sorununuz varsa, 'matters' (meseleler) ile ilgileniyorsunuz demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.