adjective

mature

olgun, yetişkin, vadesi gelmiş

She is very mature for her age.

Yaşına göre çok olgun.

He made a mature decision.

Olgun bir karar verdi.

This is a mature tree.

Bu yetişkin bir ağaç.

((olmak)) olgun bir yetişkin gibi davranmak She is very mature for her age.

((bir)) olgun ((isim)) tamamen büyümüş This is a mature tree.

Eş anlamlılar: yetişkin, ergin, olgun; Zıt anlamlılar: olgunlaşmamış, çocuksu

Latince 'olgun, zamanı gelmiş' anlamına gelen 'mātūrus' kelimesinden gelmektedir.

'Mature' kelimesi 'nature' (doğa) kelimesine benziyor. Doğadaki her şey zamanla olgunlaşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.