noun

maturity

olgunluk, vade

He shows great maturity for his age.

Yaşına göre büyük bir olgunluk gösteriyor.

The bond reaches maturity in ten years.

Tahvil on yıl içinde vadesine ulaşıyor.

olgunluk göstermek olgun olma niteliğini sergilemek He shows great maturity.

vadeye ulaşmak ödeme zamanı gelmek The investment will reach maturity.

Eş anlamlılar: adulthood, wisdom; Zıt anlamlılar: immaturity, childishness

'mature' (olgun) kelimesine durum veya nitelik bildiren isim yapım eki '-ity' eklenmesiyle oluşmuştur.

Bunu 'olgun olma durumu' olarak düşünün. '-ity' eki nitelikler için yaygındır (örneğin 'ability', 'clarity').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.