adverb

meanwhile

bu esnada, bu arada

You can set the table. Meanwhile, I'll make the salad.

Sen masayı kurabilirsin. O esnada ben salatayı yaparım.

He was at the party. His brother, meanwhile, was at home.

O partideydi. Kardeşi ise bu arada evdeydi.

((clause)). Meanwhile, ((clause)). bu esnada, ((cümlecik)) You can set the table. Meanwhile, I'll make the salad.

Eş anlamlılar: meantime, in the interim, at the same time

'mean' (orta) + 'while' (bir süre) kelimelerinden. 'meantime' kelimesine çok benzer.

'Meanwhile' genellikle aynı anda olan iki şeyi karşılaştırır. 'Bu sürenin ortasında...' diye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.