meet
Çeviri
buluşmak, tanışmak, karşılamak, yerine getirmek
Örnekler
Let's meet at the cafe.
Kafede buluşalım.
I first met her in Paris.
Onunla ilk kez Paris'te tanıştım.
The plan must meet two conditions.
Plan iki koşulu karşılamalıdır.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (biriyle) buluşmak Let's meet at the cafe.
((sth.)) (bir koşulu) karşılamak The plan must meet two conditions.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: encounter, greet, satisfy; Zıt anlamlılar: avoid, separate
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'bulmak, karşılaşmak' anlamına gelen 'mētan' kelimesinden gelir. Temel fikir, insanların veya nesnelerin bir araya gelmesidir.
Hafıza İpuçları
İki kişinin birbirine doğru yürüdüğünü ve yollarının ortada 'buluştuğunu' hayal edin.