meets
Çeviri
buluşmak, tanışmak, karşılamak, yerine getirmek
Örnekler
He meets his friends for lunch.
Öğle yemeği için arkadaşlarıyla buluşur.
The new design meets our needs.
Yeni tasarım ihtiyaçlarımızı karşılıyor.
This is where the river meets the sea.
Burası nehrin denizle buluştuğu yer.
Dilbilgisi Kalıpları
((biriyle)) buluşmak He meets his friends every Friday.
((bir şeyi)) karşılamak The product meets all safety standards.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: encounters, greets, satisfies, fulfills
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'bulmak, karşılaşmak' anlamına gelen 'mētan' kelimesinden gelir. 'Meets', üçüncü tekil şahıs geniş zaman halidir.
Hafıza İpuçları
Kesişen iki yol veya yüz yüze gelen iki insan hayal edin; onlar 'buluşur' (meet).