adjective

menacing

tehditkar, korkutucu

The dog gave a menacing growl.

Köpek tehditkar bir şekilde hırladı.

Dark, menacing clouds gathered in the sky.

Gökyüzünde karanlık, tehditkar bulutlar toplandı.

a menacing ((isim)) tehditkar bir ... yüzünde tehditkar bir bakış

Eş anlamlılar: threatening, intimidating, frightening; Zıt anlamlılar: friendly, welcoming

'to menace' fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili, Eski Fransızca 'menacer'den gelir.

Bir 'menace' (tehdit) gibi davranan bir şeyi tanımlar. Bir bulut 'menacing' görünüyorsa, piknik planlarınız için bir 'menace'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.