verb

merge

birleşmek, kaynaşmak, birleştirmek

The two companies will merge next year.

İki şirket gelecek yıl birleşecek.

The small road merges with the highway.

Küçük yol otoyolla birleşiyor.

You can merge the two documents into one.

İki belgeyi tek bir belgede birleştirebilirsiniz.

((bir şey)) birleşmek İki şirket birleşecek.

((bir şey)) ((with bir şey)) bir şeyle birleşmek Yol otoyolla birleşiyor.

((bir şey)) ((into bir şey)) bir şeyi bir şeye birleştirmek Dosyaları tek bir belgede birleştirin.

Synonyms: combine, unite, blend; Antonyms: separate, divide

Latince 'batırmak, daldırmak' anlamına gelen 'mergere' kelimesinden gelir.

Otoyolda iki trafik şeridinin tek bir şeritte birleştiğini hayal edin. Bu görsel, birleştirme veya bir araya gelme anlamını hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.