verb

messing

oyalanmak, uğraşmak, berbat etmek

Stop messing around and do your homework.

Oyalanmayı bırak ve ödevini yap.

Someone has been messing with my computer.

Birisi bilgisayarımla oynamış.

He is always messing up the kitchen.

Mutfağı her zaman dağıtıyor.

messing around oyalanmak Oyalanmayı bırak ve ödevini yap.

messing with ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) bulaşmak, oynamak Birisi bilgisayarımla oynamış.

messing ((sth.)) up (bir şeyi) berbat etmek, dağıtmak Mutfağı her zaman dağıtıyor.

Eş anlamlılar: oyalanmak, uğraşmak, berbat etmek

'to mess' fiilinin -ing eki almış hali. 'Mess' başlangıçta 'bir porsiyon yemek' anlamına geliyordu, daha sonra 'karışıklık, dağınıklık durumu' anlamına gelecek şekilde gelişti.

'messy' (dağınık) bir oda hayal edin. 'Messing', bu dağınıklık durumunu yaratan eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.