adjective

minor

küçük, önemsiz, reşit olmayan kimse, yan dal

It's only a minor problem.

Bu sadece küçük bir sorun.

It is illegal to sell alcohol to a minor.

Reşit olmayan birine alkol satmak yasa dışıdır.

My major is English, with a minor in history.

Ana dalım İngilizce, yan dalım ise tarih.

((minor)) + isim küçük, önemsiz It's only a minor problem.

((a minor)) reşit olmayan kimse It is illegal to sell alcohol to a minor.

((a minor in sth.)) ... alanında yan dal My major is English, with a minor in history.

Eş anlamlılar: small, slight, unimportant; Zıt anlamlılar: major, significant, main

Latince 'minor' (daha az, daha küçük), 'parvus' (küçük) kelimesinin karşılaştırma derecesinden gelir.

'Eksi' (minus) kelimesini düşünün - bir şey eksilir, onu daha küçük veya daha az önemli hale getirir. 'Reşit olmayan' (minor), 'daha küçük' yaştaki bir kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.