noun

minute

dakika (zaman), an, tutanak, çok küçük

I'll be ready in a minute.

Bir dakika içinde hazır olacağım.

The meeting will start in five minutes.

Toplantı beş dakika içinde başlayacak.

He examined the minute details of the contract.

Sözleşmenin en ince ayrıntılarını inceledi.

in a minute çok kısa bir süre içinde I'll be back in a minute.

((sayı)) minutes bir zaman dilimi The train leaves in ten minutes.

minute ((isim)) aşırı derecede küçük He noticed a minute crack in the wall.

İsim: an, saniye; Sıfat: ufacık, küçük

Latince 'küçük' anlamına gelen 'minutus' kelimesinden. Zaman anlamı, bir saatin 'ilk küçük parçası' anlamına gelen 'pars minuta prima'dan gelir.

İki telaffuza dikkat edin: Zaman için MIN-it ve 'çok küçük' anlamına gelen sıfat için my-NOOT.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.