noun

mirror

ayna, yansıma, örnek

He looked at himself in the mirror.

Aynada kendine baktı.

The lake was a perfect mirror.

Göl mükemmel bir aynaydı.

Art is a mirror of society.

Sanat toplumun bir aynasıdır.

((bir/o)) ayna yansıtıcı bir yüzey He checked his hair in the mirror.

((bir)) ayna ((bir şeyin)) (bir şeyin) yansıması The report is a mirror of public opinion.

Eş anlamlılar: reflection (yansıma), looking glass (ayna)

Latince 'şaşırmak, hayret etmek' anlamına gelen 'mirari' kelimesinden gelir, çünkü insan içindeki görüntüsüne hayret eder.

'Mirror' (ayna) içinde bir 'miracle' (mucize) gördüğünüzü hayal edin. Bu kelimeler birbiriyle ilişkilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.