adjective

miscellaneous

çeşitli, türlü, karışık

The box contained miscellaneous items from the garage.

Kutuda garajdan gelen çeşitli eşyalar vardı.

He had miscellaneous expenses on his business trip.

İş gezisinde çeşitli masrafları oldu.

miscellaneous ((isim)) çeşitli/türlü Çekmece çeşitli nesnelerle dolu.

Eş anlamlılar: assorted (çeşitli), varied (değişik), diverse (farklı); Zıt anlamlılar: uniform (tek tip), homogeneous (homojen)

Latince 'karıştırmak' anlamına gelen 'miscere' kelimesinden gelir. Çeşitli şeylerin bir karışımını ifade eder.

'Miscellaneous' kelimesini 'mix' (karışım) olarak düşünün. Bir çekmecedeki çeşitli, alakasız eşyaları hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.