adjective

misleading

yanıltıcı, aldatıcı

The statistics were misleading.

İstatistikler yanıltıcıydı.

It is misleading to call it a miracle.

Buna mucize demek yanıltıcı olur.

((yanıltıcı)) ((isim)) yanıltıcı bir (isim) Yanıltıcı reklam yasaklandı.

((mastar)) ((yanıltıcıdır)) (bir şey yapmak) yanıltıcıdır Buna mucize demek yanıltıcı olur.

Eşanlamlılar: deceptive, false, confusing; Karşıtanlamlılar: truthful, clear, honest

'mislead' (yanıltmak) fiilinin sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacı.

Bir şey 'yanıltıcı' (misleading) ise, sizi 'yanlış' ('mis-') bir sonuca 'götürüyor' ('leading') demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.