adjective

missed

kaçırılmış, gözden kaçan

It was a missed opportunity.

Bu kaçırılmış bir fırsattı.

I have three missed calls from you.

Senden üç cevapsız aramam var.

((...)) + isim (bir isimden önce kullanılır) kaçırılmış Kazanmak için kaçırılmış bir şanstı.

Synonyms: lost, overlooked; Antonyms: seized, taken, caught

'to miss' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve yakalanmamış veya alınmamış bir şeyi tanımlamak için sıfat olarak kullanılır.

'-ed' eki geçmişi belirtir. 'Kaçırılmış bir fırsat' (a missed opportunity) gibi, artık elde edemeyeceğiniz, geçip gitmiş bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.