adjective

missing

kayıp, eksik

My keys are missing.

Anahtarlarım kayıp.

A page is missing from this book.

Bu kitaptan bir sayfa eksik.

The police are looking for the missing child.

Polis kayıp çocuğu arıyor.

((bir şey)) kayıp (bir şey) yerinde değil My keys are missing.

Eş anlamlılar: lost, absent, gone; Zıt anlamlılar: found, present

'Bulamamak, kaçırmak' anlamına gelen 'miss' fiilinden gelir. '-ing' eki sıfat veya ortaç yapar.

Bir parçası 'eksik' olan bir yapboz hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.