verb

mitigate

hafifletmek, azaltmak, yatıştırmak

They tried to mitigate the risks.

Riskleri azaltmaya çalıştılar.

New policies will mitigate the effects of climate change.

Yeni politikalar iklim değişikliğinin etkilerini hafifletecektir.

((sth.)) (bir şeyi) hafifletmek. They tried to mitigate the risks.

Eş anlamlılar: alleviate, reduce, lessen; Zıt anlamlılar: aggravate, intensify

Latince 'mitigare' (yumuşatmak) kelimesinden, 'mitis' (hafif) + 'agere' (yapmak) köklerinden gelir.

Bir selin gücünü azaltan ve böylece hasarı 'hafifleten' 'kudretli bir kapı' (mighty gate) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.