adjective

moderate

ılımlı, ölçülü, orta

He has a moderate amount of work.

Orta düzeyde işi var.

She holds moderate political views.

Ilımlı siyasi görüşlere sahip.

Please moderate your tone of voice.

Lütfen ses tonunu ayarla.

((moderate)) ((isim)) (ölçülü bir ...) The doctor recommended moderate exercise.

((sth.)) (bir şeyi yatıştırmak) Please moderate your tone of voice.

Eş anlamlılar: makul, ılımlı; Zıt anlamlılar: aşırı, fahiş

Latince 'sınırlar içinde tutulan' anlamına gelen 'moderatus'tan gelir. 'Modus' 'ölçü' demektir.

Bir tartışmada işleri ortada tutan, aşırıya kaçmayan bir 'moderatör' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.