noun

mole

köstebek, ben

A mole dug tunnels in our yard.

Bahçemizde bir köstebek tüneller kazdı.

She has a small mole on her cheek.

Yanağında küçük bir beni var.

They discovered a mole in the agency.

Ajansta bir köstebek keşfettiler.

((bir)) köstebek / ((bir)) ben. Onun yüzünde bir ben var.

Eş anlamlılar (casus): infiltrator, double agent

Üç farklı köken. Hayvan: Orta İngilizce. Cilt lekesi: Eski İngilizce 'māl' (leke). Casus: Hayvanın gizli, kazıcı doğasından bir metafor.

Bir casus (köstebek), hayvan (köstebek) gibi sırlar için kazar. Bir ben (mole), cildinizin 'zeminindeki' koyu bir noktadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.