adjective

monotonous

monoton, tekdüze, sıkıcı

The work is very monotonous.

İş çok monoton.

He has a monotonous voice.

Onun monoton bir sesi var.

((monoton)) + isim bir şeyi sıkıcı olarak tanımlama It was a long and monotonous journey.

özne + ((monoton))'dur bir şeyin sıkıcı olduğunu belirtme His daily routine is monotonous.

Eş anlamlılar: sıkıcı, tekrarlayan, bıktırıcı; Zıt anlamlılar: çeşitli, ilginç, heyecan verici

'Monoton' kelimesine sıfat yapan '-ous' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamıyla 'tek tona sahip'.

Tekrar tekrar yaptığınız bir görev monotondur çünkü sürekli aynı 'mono-tonu' duymak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.