adjective

motivated

motive olmuş, istekli, hevesli

She is a highly motivated student.

O, son derece motive bir öğrencidir.

He is motivated by a desire to help.

Yardım etme arzusuyla motive oluyor.

a ((motivated)) person motive bir kişi She is a motivated worker.

to be ((motivated)) by (sth.) (bir şey) tarafından motive edilmek He is motivated by money.

Eş anlamlılar: azimli, hırslı, ilham almış; Zıt anlamlılar: motivasyonsuz, ilgisiz

'Motivate' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Latince 'motivus' (hareket ettiren) kelimesinden.

'Motive olmuş' birinin, onu devam ettiren bir 'motifi' (güdüsü) vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.