noun

molds

küfler, kalıplar

There are black molds on the bathroom wall.

Banyo duvarında siyah küfler var.

The factory uses molds to shape the plastic.

Fabrika, plastiği şekillendirmek için kalıplar kullanıyor.

((bir tür)) küf belirli bir tür küf This is a dangerous type of mold.

((bir kalıp)) ((için bir şey)) bir şeyi şekillendirmek için bir kap She used a mold for the cake.

Eş anlamlılar (mantar): mildew, fungus; Eş anlamlılar (kap): cast, form, pattern

Eski İngilizce'deki 'molde' (toprak) kelimesinden gelir. Mantar anlamı toprağa benzer görünümünden, kap anlamı ise Fransızca 'moule' kelimesinden gelebilir.

'Eski' (old) bir şeyin 'küf' (mold) tuttuğunu düşünün. Kap için ise bir jöle 'kalıbı' (mold) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.