adjective

mounting

artan, yükselen

There is mounting pressure to finish the project.

Projeyi bitirmek için artan bir baskı var.

She felt a mounting sense of panic.

Artan bir panik hissi duydu.

mounting ((isim)) (artan, büyüyen) There was mounting evidence against him.

Eş anlamlılar: artan, büyüyen, yükselen; Zıt anlamlılar: azalan, eksilen

'Tırmanmak, artmak' anlamına gelen 'mount' fiilinden gelir. '-ing' eki şimdiki zaman ortacını oluşturur.

Bir şeyin merdivenleri 'tırmanarak' (mounting) yükseldiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.