verb

mourn

yas tutmak, kederlenmek

The whole country mourned the queen's death.

Bütün ülke kraliçenin ölümüne yas tuttu.

He is still mourning his lost dog.

Hâlâ kayıp köpeğinin yasını tutuyor.

((birine/bir şeye)) yas tutmak The nation mourned the passing of its leader.

((için)) kederlenmek She mourned for her lost childhood.

Eş anlamlılar: kederlenmek, ağıt yakmak, üzülmek; Zıt anlamlılar: sevinmek, kutlamak

Eski İngilizce'de 'endişeli olmak' veya 'yas tutmak' anlamına gelen 'murnan' kelimesinden gelir.

'Morn' (sabah) gibi ses çıkarır. Sabah bir kayıptan dolayı üzgün uyandığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.