adjective

moved

duygulanmış, etkilenmiş

She was moved to tears by the music.

Müzikten etkilenip gözyaşlarına boğuldu.

The audience was visibly moved by his speech.

Dinleyiciler onun konuşmasından gözle görülür şekilde etkilenmişti.

((bir şeyden)) etkilenmek Cömertliğinden etkilenmişti.

((bir şey yapmaya)) itilmek Bir şiir yazmaya itildi.

Synonyms: touched, affected, stirred; Antonyms: unmoved, indifferent

'move' (hareket etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı, mecazi olarak duygusal 'etkilenme' anlamında kullanılır.

Güçlü bir duyguyla kalbinizin fiziksel olarak 'hareket ettiğini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.