adjective

moving

dokunaklı, hareketli

It was a very moving story.

Çok dokunaklı bir hikayeydi.

A moving car can be dangerous.

Hareket eden bir araba tehlikeli olabilir.

((a moving + noun)) dokunaklı bir (isim) Dokunaklı bir konuşma yaptı.

((a moving + noun)) hareketli bir (isim) Hareketli parçalara dikkat edin.

Eş anlamlılar: touching, emotional; Zıt anlamlılar: stationary

'to move' fiilinden gelir, pozisyon değiştirmek veya duygusal olarak etkilemek anlamına gelir.

Duygularınızı 'harekete geçiren' (moves) bir şey 'dokunaklıdır' (moving).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.