verb

mumble

mırıldanmak, gevelemek

He mumbled something about being tired.

Yorgun olduğuna dair bir şeyler mırıldandı.

Don't mumble; speak clearly.

Mırıldanma; net konuş.

((bir şeyi)) mırıldanmak Bir özür mırıldandı.

mırıldanmak Mırıldanmayı bırak ve sesli konuş.

Eş anlamlılar: mırıldanmak, gevelemek; Zıt anlamlılar: açıkça söylemek, telaffuz etmek

Yankı kelime, alçak ve anlaşılmaz konuşma sesini taklit eder.

Ağzınızda bir 'marble' (misket) varken konuşmaya çalıştığınızı ve bu yüzden 'mumble' (mırıldandığınızı) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.