adjective

mundane

sıradan, alelade, dünyevi

She was tired of her mundane life.

Sıradan hayatından bıkmıştı.

The job involves many mundane tasks.

İş, birçok sıradan görev içeriyor.

a mundane ((isim)) sıradan (bir şey) Sıradan bir işi vardı.

Eş anlamlılar: sıradan, sıkıcı, rutin; Zıt anlamlılar: heyecan verici, olağanüstü

Latince 'dünya' anlamına gelen 'mundus' kelimesinden gelir. Yani 'mundane', ruhani veya heyecan verici olanın aksine 'bu dünyaya ait' anlamına gelir.

'Mundane', 'Monday' (Pazartesi) gibi ses çıkarır. Pazartesiler genellikle haftanın en sıkıcı, rutin günü olarak görülür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.