verb

named

adlandırmak, isimlendirmek, atamak

They named their daughter Sarah.

Kızlarına Sarah adını verdiler.

He was named manager of the team.

Takımın menajeri olarak atandı.

Can you name three capital cities?

Üç başkent sayabilir misin?

((sb./sth.)) ((sth.)) (birine/bir şeye) (bir şey) adını vermek Kızlarına Sarah adını verdiler.

Eş anlamlılar: call (çağırmak), designate (belirlemek), appoint (atamak), specify (belirtmek)

'name' (isim) kelimesinden türemiştir. Bir şeye 'isim' verme eylemi.

Birine veya bir şeye 'isim' (name) vermek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.