noun

narrative

anlatı, hikaye, öykü

The book is a narrative of his travels.

Kitap onun seyahatlerinin bir anlatısıdır.

He is trying to control the narrative.

Anlatıyı kontrol etmeye çalışıyor.

((bir anlatı)) ((bir şeyin)) bir şeyin anlatısı The book is a narrative of his travels.

((anlatıyı kontrol etmek)) bir olayın algılanma şeklini kontrol etmek He is trying to control the narrative.

Eş anlamlılar: story, account, tale, chronicle

Latince 'anlatmak, ilişkilendirmek' anlamına gelen 'narrare' kelimesinden gelir.

Anlatıcının ('narrator') anlattığı şeyin 'anlatı' ('narrative') olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.